Bugun...
19-03-2018
Fatma Duru

Fatma Duru

Haliç’in değerini bilmek

Dedemin memleketten göç etmesiyle devam eden Haliçli olma     geleneğini çok şükür     kimseye kaptırmadım.
Uzun uzun yıllardır sürdürdüğüm yaşantımda gün geçtikçe yeni yapılan yapılarla birlikte Haliçte bir değerlenmenin gün yüzüne çıktığını farkediyorum. Sürekli neden değer ve-rilmiyor? 
Bu topraklarda kan dökülmüş nice şehit vermişiz bu topraklara Fatih Sultan Mehmet Han’ın aldığı bu güzelim İstanbul’un Haliç bölgesi haliyle eski ve yeninin karma oluşumuyla yavaşta olsa değer kazanıyor. Hep değerli gözümde, hatta paha biçilemeyecek kadar yüksek bir değerdir. Haliç sahil bölgesinin eski eserlerin restorasyonuyla birlikte umuyorum bölge dahada markalaşma yoluna gider. 
Devletin, belediyelerin, ilgili kurumların eski eser sahipleriyle müzakere etmesi gerekir. Eski eskide kalmamalı ve kaderi olmamalı. Düşündüğümüzde gelen turistin tarihi mekanlara aktardığı paranın ucunu bulamayız, biraz göz, biraz gözlem.
Geçen yürüyorum, sahil bölümünün marka mağazaların gelmesi beni oldukça heyecanlandırdı, uzun zamandır bekleyen bir bina daha kiralandığını görmekde bir hayli keyif verici oldu.
Şu an bence değerini hakkıyla koruyamıyor. Eski eser sahibi bir vatandaş olarak bu bölgenin benden daha çok değerlenmesini isteyen yoktur gibi geliyor. Çok uğraştık anıtlardan bir projenin çıkması neredeyse yıllarımı aldı! Bunun sebebini beceriksiz bir mimarın bir türlü projeyi anıtlardan çıkaramamış olmasıydı haliyle. Mahkemeleşsek, mahkemeleşmesek ayrı bir sorun, haydi koştur mahkemelerde. Dört seneye yakın bir zaman bu mimar zamanımı çaldı desem yeridir. Şimdiki durum ise çok şükür süreci atlattım, yeni bir mimarımız var artık. Gerek hibe, gerek TOKİ bölümünde şu ana kadar cebimden bir kuruş çıkmadı. Herşey iş tesliminde, adeta, diğer mimarla yitirdiğim zamanı ve sunmadığı kolaylıkları önüme serdi. Yapılan eserin durumuna göre artık, benim küçük güzel köşküm, diyorum. Artık değerini desem, artık tahmin bile edemiyorum. Tüm ömrümü hayaliyle yaşattığım, atalarım, dedem, babaannem, halalar vs... bilmediğim akrabalar, orada benlik buluyor gibi. Kurtulamadığım bu eskiye bağlılık sevdam. Yedi neyse yetmiş dedikleri bu olsa gerek. Sözvermişliğim kendime. Ben sevinmeyeyimde kim sevinsin?

Bu makale 426 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer
Sosyal Medya

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ