Bugun...
13-03-2018
SONNUR ADA

SONNUR ADA

Bunu nasıl daha kolay yaparız?

İnsanın kendini ifade ettiği ve anlaşıldığı duygusu yaşadığında etrafına bakışı yüklediği anlam ve duyguları olumlu bir şekilde değişir.

İletişimde anlama ve anlaşılma duygularının yarattığı ortamda sorun barınamayacağı gibi oluşan sorun sağlıklı duyguların ve düşüncelerin yaratığı çözüm sürecine teslim olur .

Sağlıklı iletişim keyifli, esnek, yapıcı ve onarıcıdır. 

Bunu nasıl daha kolay yaparız?

Duyu organlarımızın ( dinleme, görme, hissetiklerimiz)   iletişimde aldığı rolleri ortadan kaldırmazsak kolay ve bütüne dayalı bilgi akışı ile çok kolay olur. 

Duyup dinleme ve anladıklarımız… 

Hissettiklerimiz ve bizde ki etkileri … 

Gördüklerimiz ve yaptığımız resim … 

Bir sonuç cümlesi kurabilmemiz için bunların hepsine ihtiyacımız var.

Sadece nasıl hissettiğimiz üzerine iletişimi devam ettirirsek bize söylenenlerden duygularımızın izin verdiği kadarını dinleriz bu da ilk söylenen birkaç cümle ile sınırlı kalır.

Sadece söyleneni dinler ve içinde bulunulan ortam karşımızdakinin duyguları ve sürecin akışını gözden kaçırırsak iletişime köşeler eklemiş oluruz. Bize çarptığı gibi karşımızdaki kişiye de çarpar oluşturduğumuz köşeler.

Görme duyumuz bizi bütüne yönlendirir, iletişimdeki anlık oluşan duygulara ve düşüncelere dışardan bakarak bütündeki bilgiyle sonuca gitmemize yardımcı olur.

Anlama ve anlaşılmaya ulaşmamıza engel olan suçlama-savunma dili, gerekçeli dil, beklenti dili vb. iletişim dilleridir. Ön yargı ve ezberlerin iletişimde yer almasını engellemek kullandığımız dilin bize yabancı kalıplardan kurtulmasını sağlamak bizim elimizde.

Duyduğumuzu dinlemek baktığımızda görmek dokunduğumuzda hissedebilmek aldığımız tadın farkında olmak bulunduğumuz ortamın kokusunu alabilmek yeterli.

Bir gün sohbet sırasında genç bir kadın bana, “ben duygusalım duygularım önemli iletişimde nasıl hissettiğimi önemserim diğer türlüsü bana samimi gelmiyor” dedi

Oysaki 2 yaşında bir çocuğun eline beyaz bir kağıt verin tüm masumiyetiyle o kağıdın tadına bakar dokunup buruşturur yırtar çıkardığı sesi dinler bütün dikkatiyle bakar ve görmeye çalışır.

Bize zaman içinde öğretirler görmezden gelmeyi duymazdan gelmeyi duygularımızı belli etmemeyi. Ya duygusal ya mantıksal ya görünene göre iletişimin yolunu belirleriz.

Ayıp olmasın diye sakladığımız gözümüzdeki yaşlarla kaybettiğimiz samimiyeti ve içtenliği kazandırır iletişimde duyu organlarımızın aktifliği…

Kendimize koyduğumuz koşulları ortadan kaldırmak için “nasıl düşündüğümüz nasıl hissettiğimiz ve ne gördüğümüzün” farkındalığını yaşamalıyız.

Öncelikle üç temel duyumuzun aktif olmasına özen göstermek bizim iletişimin bireysel ve sosyal hayatımızdaki konforunu yaşatır..

 

 İLETİŞİM UZMANI:adasonnur@yahoo.co.uk

 

 

 

Bu makale 1041 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer
Sosyal Medya

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ