Bugun...
08-08-2018
SONNUR ADA

SONNUR ADA

Konuşabilmek…

"Ben söylemiştim ama dinlememiş…"
Dinlenmediği duygusunu yaşayan kişi bir süre sonra öfke duygusunu yeşertecektir.
"Dedim aslında ama anlamamış…"
Anlaşılmadığımızda karşımızdaki kişiye karşı güven azalması yaşanacaktır.
"Bence anlamak istemedi…"
Reddedilme ve değersizlik duygusu yaşanacaktır...
"Söylediklerim işine gelmedi…"
O güne kadarki olumsuz önyargıları, kendini anlamak istemeyen kişiye yönelecek ve kırgınlık kızgınlığa dönüşecektir.
"Nasıl söylersem söyleyeyim, anlama kapasitesi bu kadar…"
Kendini ifade etmekte zorlanan kişinin sıklıkla kullandığı cümlelerden biri.
"Daha önce onunla bu durumu çok yaşadım; anlamıyor…"
Benzer şeylerin tekrarlarında takılıp kalındığını gösteren bir cümle. Aynı renk giyinip aynada farklı renk görmeye çalışırken gerçeği görmeye başlamayı da temsil eden bir cümle.
"Bu saatten sonra dinlese ne olur; geçti artık…"
Yılgınlık, yorgunluk, bıkkınlık el ele vermiş, kişinin vazgeçmeye doğru gittiğini gösteren bir cümle.
Bu cümleleri ne sıklıkla kullanmak zorunda kalıyoruz?
Ya da bu cümleleri ne sıklıkla duyuyoruz?
Her koşulda bu anlamları barındıran mesajlar, iletişimin yapıcı, onarıcı, yol aldıran köprüsünün kurulamadığını gösterir. Yani üç ayaklı sandalye gibi; nesnel olarak var ama işlevsiz.
Yukarıdaki cümleler iletişimin varlık göstermesinin engellendiği durumlarda duyulur ya da kullanılır.
Her zaman söylediğim gibi, birbirimize hak vermek zorunda değiliz ama anlamak zorundayız. İletişimin var olması için iletinin alıcı ve gönderici tarafından çıplak gözle görünür, anlaşılır ve net olması gerekir.
Konuşuyoruz, sohbet ediyoruz dertleşiyoruz, kimi zaman anlık kimi zaman kalıcı anlamlar oluşturuyoruz. Duyarak, dinleyerek, görerek, hissederek deneyimler ediniyoruz.
Bazen duyduğumuz bir cümle bize içine alamayacak kadar yabancı kalır… Bazen de bizim içine hapsolup, dışına çıkamayacak kadar güçlü anlamlar oluşturmamıza neden olur.
Etkilendiğimiz sohbetlerden bahsederken, söylenen sözlerden ziyade bizde yaratığı duygudur aklımıza ilk gelen. Bu yüzden sözün yaratacağı etki ile cümlenin anlamı arasındaki boşluklar dostlukların, arkadaşlıkların her zaman düşebileceği aralıklardır. Bizim için değerli olan ilişkilerimizin böyle boşluklara her düşüşünde incinerek, onarılma süreçlerine ihtiyaç duyacaktır.
"Peki, dostlukları, ilişkileri güçlendiren zorluklar?" dediğinizi duyar gibiyim. Bu güçlenmeler aynı çemberde olan çarpışmalarla olmaz.
Birlikte yol alırken karşılaşılan engeller dostlukları güçlendirebilir. İlişkide olumlu yapıyı oluştururt taşır. Aynı çemberde yaşanan tekrarlar gelişip evrilmeden ziyade tükenişlere kapı aralar.
Üstünden zaman geçip neden kırıldığımızı anlatmak için kullandığımız cümlelerin bir kaçına örnektir yukarıdaki cümleler.
Dikkat ederseniz sohbetlerin içeriği değil, kişinin üstündeki anlamını barındıran sonuç cümleleridir yukarıda ki örneklerimiz.
Birbirimizi dinleme becerimiz, olduğumuz gibi görebilme bilincimiz, duygularımızın da şeffaf ve anlaşılır olmasını sağlayacaktır.

İLETİŞİM UZMANI:[email protected]

Bu makale 467 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer
Sosyal Medya

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ