Bugun...
01-05-2018
SONNUR ADA

SONNUR ADA

Çocuklarımıza Meslek Seçerken!..
  • Ben aslında hangi mesleği seçmek istediğimden emin değilim. 

 

  • Üstünde düşünmek için vaktin var…

 

  • Evet ama, annemler benim avukat olmak istediğimi sanıyor.

 

  • Bunu annenlere sen mi söyledin?

 

  • Hayır. Neriman teyzemler annemlerle sohbet ederken mahkemelik bir işleri varmış, ‘’bize bir avukat lazım’’ dedi. Ben de ‘’ben olurum’’ demiştim. Annemin çok hoşuna gitti, ‘’benim kızım avukat olmak istiyor’’ demeye başladı herkese. İki senedir herkes benim avukat olacağımı sanıyor. Hem annem de çok mutlu avukat olacağım diye…

 

Gencimiz henüz 17 yaşında. 15 yaşındayken Nermin teyzesinin zor durumda olduğunu düşünerek ona yardım etmek istediğini göstermek istiyor. O heyecanla, 15 yaşın da bir genç olarak yardım etme isteğini, “ben senin avukatın olurum” şeklinde ifade ediyor.  Ve iki yıldır bu söz meslek seçimiyle ilgili olarak onun peşini bırakmıyor.

 

Annesinin bu söz sonrasında duyduğu gururu, mutluluğu açık bir şekil de paylaşması kızımızın kendini saklayıp annesinin umduğu fotoğraftaki yerinde huzursuzca beklemesine neden oluyor.

 

  • Annen’le bu konuyu konuşmak ister misin?

 

  • Üzülür mü?

 

  • Sanırım onunla paylaştığın için seninle gurur duyar.

 

  • Belki de mimar olmak istediğimi söylersem hoşuna gider. Başarılı olursam çok para da kazanırım.

 

  • Avukat kızım yerine, benim mimar kızım der di mi?

 

Bizim hayallerimiz çocuklarımızın umutlarına ve planlarına müdahale etmeye başlayınca masum, iyi niyetli dileklerimiz bile çocuklarımız için Çin seddine dönüyor.

 

Beyza’nın annesi ile konuştuğumda ben de Beyza’nın avukat olmak istediğine inanmıştım. Oysa ki ben annenin inancına ortak olmuştum. Beyza, kendi ile ilgili planları silikleşmeye başladığında umutsuzluk duygusunun ağırlığını yaşamaya başladı. Anne kızındaki durgunlukla ilgili konuşurken kaynağın sınav stresi olduğundan olduğundan o kadar emindi ki.

 

Beyza’nın kendini ifade ediş biçimi önündeki engele bakışı ve üstesinden gelme isteği bana 19 yaşında tıp fakültesini kazandığı halde gitmek istemeyen genç delikanlının annesine söylediklerini anımsattı: “Anne benim için en iyiyi istiyor olman demek benim için en iyisidir demek değil!”

 

Anlaşılma duygusu çocuklarımızın sınavdan hemen önce yaşamak istedikleri duygudur.

Ve hayallerini özgür bırakmak umutlarının etrafına duvar örmeden varlığımızın güvenini yaşamalarına izin vermek…

 İLETİŞİM UZMANI:[email protected]

 
Bu makale 747 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer
Sosyal Medya

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ