Bugun...
15-05-2018
SONNUR ADA

SONNUR ADA

Sorun mu soruna bakış mı?

Tek başına sorunların bizi yormadığını bir çoğumuz biliyoruz. 

Ve yine biliyoruz ki bakış açımızın çözüm- çözümsüzlük üzerinde oynadığı rol çok belirleyici.

Peki bakış açımız rollerine neye göre sahip çıkar?

Düşünce sistemimizin nasıl çalıştığı belirleyicidir.

- Bana yemeğin biraz tuzlu dedi ya, aslında demek istediği yemek yapmayı beceremediğim…

“Yemeğin tuzunu fazla kaçırmışım, bana da tuzlu geldi. Galiba iki kere atmışım”

-İş yerindeki uzun boylu çocuğu hatırlıyor musun; sürekli işi gelip bana soruyor sonra da o yapmış oluyor. Nasıl işe aldılar onu, hiç bir şey bilmiyor.

“İşe yeni giren uzun boylu çocuğu hatırlıyor musun?  Öğrenmeye çok meraklı, sürekli soru soruyor. İşinde çok ilerler bu çocuk”

-Bu çocukla kaç kez konuşacağım. Bana öyle geliyor ki hala yeterli çalışmıyor, Matematikten o kadar ders aldırdım para ödedim, notu sadece 40’dan 55’e çıkmış. 

“Bizim çocuk ilerlemeye başladı demek ki. Desteğe ihtiyacı vardı, farketmemiz çok iyi oldu.”

-Geçen akşam eşim bana karşı çok iyiydi. Kesin suçluluk duygusundan… Yoksa bir şeyler mi karıştırıyor?

“Geçen akşam eşimle uzun zamandır olmadığı kadar keyifli sohbet ettik, birbirimizi dinledik ve sakindik. Gerçekte bu biziz aslında”

-Niye güveneyim insanlara, hep hayal kırıklığı yaşadım. Ne kadar inandığım insan varsa yarı yolda bıraktılar.

“Sanırım insanlara çok hızlı anlamlar yüklüyorum beklentiye giriyorum ve bu onlara ağır geliyor. Arkadaşlıklarımda süreklilik olmuyor.”

Yukarıda kimimize göre sorun diye tanımlanabilecek örnekler var. Ve tamamı birebir duyduğum cümleler. Olaylar aynı fakat bakış açısı ile her durum için farklı iki cümle… Aralarındaki fark, birinde sorunun doğumunu görüyoruz, diğerinde ise durum değerlendirmesini.

Olaylara bakarken nasıl düşündüğümüzün etkisini kullandığımız dilde çok net görebiliriz. 

Hayatımızda olası iniş çıkışlara yüklediğimiz anlama dışardan bakarsak, duruma bakış açımızdaki değişimi de görebileceğiz.

Örneğin gömleğimizdeki düğme koptuğunda bu gömlek işe yaramaz demeyiz; çünkü gömleğin kumaşı ya da rengi sağlam bedeni bize uygun. Tek yapmamız gereken uygun düğme bulmak ve yerine dikmek. 

Bakış açımız durumun akışındaki etkenle edilgenleri birbirinden ayırt ederek görebilmemizi sağlar ya da bunu engeller.

Birçok edilgen durum bizim düşünce sistemimiz ve sistemimizin oluşturduğu iletişim dilimizde güç gösterisi yaparak etkenlerin sağlıklı görünmesini engelleyebilir.

Yalnızca sorunların değil, bakış açılarının yorgunluğundan da uzak bir hafta diliyorum hepimize.

 İLETİŞİM UZMANI:adasonnur@yahoo.co.uk

 

 

 

Bu makale 531 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer
Sosyal Medya

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ