Bugun...
17-11-2017
SONNUR ADA

SONNUR ADA

Yorgunum…!

Eşinden sıklıkla duyduğun cümle?
“Yine ne oldu?”
Eşinden duymak istediğin cümle?
“Gel otur dinlen biraz… İyi misin?”
Eşine sıklıkla söylediğin cümle?
“Bıktım artık…Yorgunum…”
Eşine söylemek istediğin cümle?
“Yardımına (sana) ihtiyacım var…”
Eşine, onun yardımına ihtiyaç duyduğunu söyledin mi?
“Evden çıkarken acelesi var, eve geldiğinde de yorgun. Televizyon kumandasına benden daha çok ihtiyaç duyuyor, dinlemeye fırsatı yok. Benim de söylemeye hevesim kalmadı artık.”
Adam eşine bakıp, “Böyle düşündüğünü bilmiyordum, ben de gözünün önünden çekiliyordum beni istemediğini düşündüğüm için”, dedi.
Her ikisi de tam karşımda oturuyor. Kadının içtenliğini, adamın da şaşkınlığını görebiliyordum.
Kadın kafasını kaldırdı ve eşine bakarak, “Uzun zamandır böyleyim ben” dedi.
Adamın karısını dinlerken yüzündeki şaşkınlık yerini rahatlamaya bıraktı. Gülümseyen bir ifadeyle “üzgünüm” dedi.
Çift 7 yıldır birlikte. Son iki yıldır kadının eşinin kendini görmesi, hissetmesi ve anlaması için söz ve davranışlarıyla yaptığı bir fotoğraf var: “Ben mutsuzum, eksiklik yaşıyorum, ilgiye ihtiyacım var.”
Adamın bu fotoğraftan algıladığı, “bıkkın, yorgun ve memnuniyetsiz bir eş”. Sürekli duyduğu “Bıktım artık. Yorgunum…” cümlesinin alt mesajı; senden yoruldum, tahammülüm kalmadı ve seni istemiyorum.
Adamın sıklıkla söylediği “Yine ne oldu?”, alışkanlık haline gelmiş, onun için anlam oluşturmayan duruma bakışını tanımlayan bir cümle. “Gel otur dinlen biraz” cümlesinin duyulmak istediği ile ilgili bir fikri ise yok. “Yine ne oldu ?’’ cümlesi, söylenen kişi ile özdeşleşen, söyleyen kişinin kendini tamamen dışarda bıraktığı bir cümle. Yani adam karısına “Yine ne oldu” derken bu soru ve anlama kendini hiç dahil edemiyor.
Yine kadının sıklıkla kullandığı “Bıktım artık. Yorgunum…”cümlesinin oluşturduğu fotoğraf ise; rolümü, eş olmayı ve bundan doğan sorumluluklarımı sevmiyorum. Oysa ki söylemek istediği; ben duygusal olarak beslenemiyorum, yeteri kadar ilgi, özen ve değer göremiyorum.
Adam, karısının ona ve onun ilgisine ihtiyacı olduğunu öğrenince aslında memnuniyet duygusu yaşadı. Şaşkınlığı daha çok karısının gerçekte ona karşı duygularını öğrenince oluştu.
Kadın anlaşılmama duygusunu yaşarken verdiği mesajla farkında olmadan eşine istenmeme duygusunu vermiş oluyor. Birbirimize yönelttiğimiz cümlelerin içinde gerçek duygu ve düşüncelerimiz varlık gösterdiğinde, birbirimizin aklını okumaya ya da onun adına düşünmeye ihtiyaç duymayız.
Söylemek istediğimiz ile söylediğimiz şey birbirine uzak olmamalı.
Aklımızdan geçenlerin anlaşılması ancak duygu ve düşüncelerimizi açıklıkla ifade eden kurduğumuz cümledeki yerini almasıyla mümkün olacaktır. Hayatımızdaki insanları yaşam yolculuğumuza dahil ederken, kullandığımız dil bizim duygu davranış ve düşüncelerimize açıklıkla rehberlik edebilir olmalı.
Doğru anlama ve doğru anlaşılmanın keyfinin bol yaşandığı bir hafta olsun hepimize.          

                                                                                                   İLETİŞİM UZMANI:adasonnur@yahoo.co.uk

Bu makale 1202 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer
Sosyal Medya

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ